DÜŞÜNDÜRMEK VE FARKLI MEVZULARA NAZARLARI ÇEKMEK

Anasayfa >Hollanda Haberler > DÜŞÜNDÜRMEK VE FARKLI MEVZULARA NAZARLARI ÇEKMEK

DÜŞÜNDÜRMEK VE FARKLI MEVZULARA NAZARLARI ÇEKMEK

Bu yazımda farklı bir format kullanarak, sizleri biraz
tefekkür yolculuğuna çıkartarak, bazı alanları ve mekânları beraber temaşa
edelim istiyorum!

Bu yazıda mevzu bütünlüğü aramayın lütfen… Her biri kendi
içinde bağımsız gibi algılanabilen ve farklı konulara nazarları cezbeden
cümleler okuyacaksınız.

Buyurun tefekkür etmeye…

 Susmakla
susturulmak arasındaki fark sizce nedir? Birinde irade, diğerin ise bağımsız
irade yoktur. Birinde sorumluluk var, diğerinde ise sorumluluk yoktur. Bunlar,
zamana, zemine ve şartlara göre değişkenlik arz eden kavramlardır. Helal ve
haram kavramları, bu disiplinler içinde düşünülmelidir!

“Yalana kul olmuş kişilerin kavline, Kibirlikleriyle
ma’ruf şahısların istikbaline, değer verilmez.”

Kişilerin konumunu anlamak için, komşuları üzerinden
yapılacak bir araştırmayla mevzu ortaya çıkması mümkündür.

Günümüzdeki komşuluğun, İslami prensipler üzerinden
yürümediği ortadadır.

Kişiye en yakın olan komşusudur. Yüksek apartmanlarda
oturanların komşuluk ilişkileri son derece zayıf, birbirlerinden haberleri çoğu
zaman olmuyor.

Çocuk terbiyesiyle ilgilenecek kişi, başta anne ve
babadır. Çocuğun varlığına sebep olan bu iki mukaddes varlık, konumlarının
farkında olurlarsa, yetiştirecekleri çocuğun olgun şahsiyet ve toplumun itibar
edeceği bir insan olması mümkündür. Bunun başka tarifi var mıdır?

İnsanın aldandığı şey, dünyaya kendini çok kaptırmasıdır.
Hâlbuki dünya bir misafirhane. Bu misafirhanede kalıcı hesaplar yapması sizce
ne kadar mantıklıdır? Burada geçici olduğunu nefsi bir türlü kabul etmiyor.
Kendini bu dünyada kalıcı kılacak iktisadî güce taparak
Hakkı unutması, en büyük felaket değil midir? Sermaye ihtiyaçtır, lakin
tapılacak mabut değildir!..

Kalıcı fiil işlemek, aklıselim olanların ortaya
koydukları eylemin adıdır. Kalıcılık dünyaya ait bir kavram değildir. Bu
söylem, dünyayı kalıcı zanneden ve böylece kendini oyalayanların uydurduğu boş
sözdür. Kalıcı Darusselam (Barış yurdu) ahirettir. Dünyada ömrümüz sayılı değil
midir?

İnsanlar arasında güç yarışı, zamanın şartlarına göre
farklılık arz etmesi, ihtiyacın kendi ruhundan kaynaklanmaz. Aklın temel
işleyişinde yatan müktesebatın içeriğinde ve formatında yatmaktadır.

Aklın mantıksal işleve kavuşturulması ve buna göre
geliştirilmesiyle netice alınır!

Her sabah, yeniden bismillah. Her sabah, tıpkı yeniden
doğmak. Her sabah, hayata merhaba demek. Her sabah, ölümü hatırlamak. Her
sabah, gurbeti yaşamak. Her sabah ötelere özlem duymak. Her sabah bambaşka
duyguları hissetmek.

“Her şeyin bir raconu var” deyip insanları aptal yerine
koyan ve kendi sefahatini başkalarına fatura eden, akli melekleri çalışır
vaziyette midir? Akıllı olmak, doğruyu görmektir. Akıllı olmak, insanca
yaşamaktır. Akıllı olmak, ileriyi görmektir. Akıllı olmak, doğru düşünmektir.

İslam’da aşırı gitmek, yasaklanmıştır. Her fiilde ölçülü
olmak ve bir diğerine güven telkin etmek, Allah’ın razı olduğu davranıştır.
Orta yolun tutulması, “ne çok ileriye ve ne de çok geride kalmak” prensibinden
ayrılmamak temel kriterdir.

Cinsler arasındaki ilişkilerde mutlak farklılıklar
olması, yaratılışla ancak açıklanabilir. İnsanla hayvan arasında en önemli
iletişim aracı, merhamettir. Acıma duygusu inançla açıklanabilen ve insanca
işlenen bir hâldir.

Huzurlu ve mutlu hayat yaşamak, Allah’ın muradına uygun
bir hayat anlayışını kendi dünyamızda inşa etmekle mümkün olduğunu unutmamak
gerekir. Dünyaya gelişimizin hikmeti bu değil midir? Huzursuz olmamak bu
hikmetin manasına uygun yaşamaktır. Gerisi laf-i güzaftır!..

Şeytanı bırakıp insanları düşman ilan etmek, hangi
mantığın ürünüdür? İnsanlık için asıl düşman içimizde taşıdığımız nefsimiz ve
dışımızda ona arkadaş olan şeytandır. Bunun dışında insanları şeytanlaştırmaya
gerek yoktur. İnsanlara değer vermek, kıymet kazanmaktır!..

Hayatta başarılı olmak, beklentinizle orantılı bir
durumdur. İleriye dönük bir planınız yoksa, içinde bulunduğunuz şartlara boyun
eğdiniz demektir. Bunun olumlu ve olumsuz getirilerine razı oldunuz demektir.

Her derdi olan derdinden haberi olsa, tedaviyi niçin
geciktirsin. O kadar dalgın ki, derdini bir felaket sanmaktadır. Hâlbuki bu
manevî hastalığı büyüten tetikleyen öncü sancılardır. Unutmayalım! Doğru yerde
durmak, doğru karar almamıza sebeptir!

Sokakta yürüyen iki tesettürlü kız çocuğuna hakarette bulunan
ve saldıran kadın, acaba hangi dünyada yaşıyor? Bu kadar öfke niye?
Başkalarının yaşam tarzına müdahale hakkına hiç kimse sahip değildir. Kendi
hürriyetin, bir başkasının hürriyet sınırlarına kadardır. Ey insaf! Neredesin?

Dünyevî bir takım menfaatlerin kişiyi getirdiği
neticeleri görmemesi, bilgi azlığından mı ileri geliyor? Toplumda kariyer
sahibi bilge insanların da, bazen yanlış yollara tevessül ettiklerini ve hatta
ısrar ettiklerine şahit olmuyor muyuz? Demek ki, nereden ve hangi pencereden
baktığınız önemlidir!..

Yine ey insan! Her sabah doğan güneş, sana neyi
hatırlatıyor? Düşün! Her eceli gelen insan yanından ayrılıyor. İnsan olmanın
verdiği sorumlulukla, her birey iradesini bulunduğu alanda kullanarak yeryüzüne
dağılıyor. Gördüğü her olumsuz olay, içini kanatarak “Benim bunda bir dahlim
var mı?” diyerek ağlıyor…

Bugün içinde yaşadığımız dünyanın bütün sorunlarına
rağmen, insanları sevmek bir zevk ve iyilik üretmek başka bir zevktir. Sadece
fakirler hakkında değil, yaşamın her yönünü kapsayan iyilik anlayışından
bahsediyoruz.

Güven, hayatın olmazsa olmazlarından biridir. Güven
genele şamil olmakla birlikte detaylarda arıza olursa, virüslü bir bedenin
zaman içinde zayıfladığı gibi, çökmeye mahkûm hâle gelir. Ailede, cemiyette ve
toplumun her kesiminde kıymet bilinirse, huzur, barış ve istikrar olur!

Kişiyi itibarsızlaştıran en büyük gösterge, düşünülmeden
ve pişirilmeden ağzından çıkan yalan sözlerdir.

“Yalanla abat, doğrulukla berbat olunmaz”, “Bol keseden
atana, ekşi suratla bakana itibar edilmez”.

Aşk, gönülle bütünleşen sevgiyle kendini gösteren ve
sahibini muhabbetin kaynağı olan Allah’a götüren bir cevherdir. Allah’ın
muradına uygun terbiye edilirse, gerçek aşktan bahsedebiliriz. Böylece hakkı
verilmiş olur.

Her günün kendine göre zorlukları vardır. Bu zorlukların
hayatımızı yaşanmaz hâle getirdiğini iddia ederek hayata küsmek, inancımıza
aykırıdır. Unutmayın! içinde yaşadığımız dünya, zorluklara karşı mücadele
alanıdır.

Her şeyi önüne serdim var mı başka isteğin, dünya
servetinden başka? İnsanın dünya tutkusu koşturur arkasından, sonunda yalnız ve
biçare bırakarak… Hani birbirimizi sevmiştik, birbirimizi hiç tanımadan.
Demek ki sonuç bir hiçti, farkına varılmadan!..

Mübarek Ramazan ayınızın güzel geçmesini ve oruç
ibadetinizin makbul olmasını Rabbimden diliyor ve sizleri Allah’a emanet
ediyorum…

                  ◄◄                                              

Het bericht DÜŞÜNDÜRMEK VE FARKLI MEVZULARA NAZARLARI ÇEKMEK verscheen eerst op Dogus.

View full post on Dogus

Tags: , , , ,