DÜNYAYI ASKIYA ALMAK

Anasayfa >Hollanda Haberler > DÜNYAYI ASKIYA ALMAK

DÜNYAYI ASKIYA ALMAK

Merhaba, ey şehr-i Ramazan

Merhaba, ey şehr-i siyâm

Merhaba, ey şehri gufran

Merhaba, on bir ayın sultanı

Merhaba, Kadir Gecesi gibi mübarek bir geceyi içinde
bulunduran ay,

Merhaba, masumun yüzünde açan tebessüm ve göz bebeğinde
büyüyen mutluluk,

Merhaba, ihtişamlı evlerde yaşayanlarla derme çatma
evlerde hayat mücadelesi verenleri buluşturan ay,

Merhaba, müminlerin balayı…

Üstad Necip Fazıl ne güzel söylemiş: “Ramazan mübarek ay,
müminlerin balayı.”

Merhaba, çocukluğumuza ait hatıralarda en güzel yere
sahip olan sahur geceleri.

Merhaba, merhameti unutanları kendisiyle yüzleştiren ve
özünü hatırlamasına fırsat sunan ay,

Merhaba, cimrilik hastalığına duçar olmuş yürekleri
cömertlikle buluşturan ay,

“Merhaba” demeden, “elveda” diyecek olmanın hüznünü bize
yaşatan mübarek ay…

On bir ay boyunca pas tutmuş yürekleri, rahmeti ve
bereketi ile yıkayacak olan mübarek Ramazan ayı kapımızı çaldı ve bizlere
misafir oldu. Hakkıyla misafiri ağırlamak bizlere nasip olsun duasıyla başlamak
isterim.

Misafiri ağırlamak için ön hazırlık nasıl ki gerekliyse,
Ramazan gibi mübarek bir ayıda yüreklere konuk etmek için manevi bir temizlik
elzemdir.

Recep ve Şaban ayları mübarek Ramazan ayına hazırlanmak
için büyük bir fırsattır. Hazırlığını yapanların meyvelerini toplayacakları bir
aydır bu ay. Ramazan ayının hayatımızda önemli bir yeri olmalıdır.

Bu ayın sıradan bir ay olmadığının idrakinde olmamız
gerekir. İnanan her kulun rahmet ayı olan Ramazandan gücü nispetinde pay almak
için gayret göstermesi gerekmektedir. Ramazan dışında ibadetlerine dikkat eden
bir müminin, Ramazanla birlikte ibadetlerinde ziyadeler yaparak bu ayın
bereketinden faydalanmalıdır.

Ramazan oruç ayıdır. Haz odaklı yaşayan insanoğlunun,
dünyalık lezzetler içinde kaybolduğu bir zamandayız.

Ramazanda tutulan oruçların, kişiyi “haz” odaklı yaşamdan
uzaklaştırıp gerçek anlamda “kul” olma yolundaki gayretiyle buluşturduğuna
şahit oluruz. Çünkü oruç, ruhu ve bedeni onarır. İnsanı sükûnete ulaştırır.
Varlık gayesini hatırlatır.

Manevî olgunluğa eriştirir. Yanı başında olanları
göremeyen insanın gönül gözünü açar. Yeryüzünde yaratılmış her ayeti hikmet
nazarıyla temaşa eder. Varlık sebebi olan Allah’a yaklaşır. Uzun yıllar
uzaklaşamadığı kötü alışkanlıklarına oruç ile birlikte veda eder. Oruç ile
öfkeler diner ve insanın karakteri olumlu anlamda gelişir.

Mide şehvetini bastıran oruç, ibadetlerin huşu içinde
yapılmasına fırsat sunar. Oruçlunun hissettiği açlık, fakirleri ve miskinleri
hatırlamasına vesile olur. Yardım etme duygusunu aktif hale getiren oruç, seni
dünyanın bir uçunda bulunan mümin kardeşinle buluşturur. Hiç tanımadığın o
fakir mümin, senin cennetle buluşmana sebep olacak bir dua kapısı olur. Daha
dünyada iken bu kadar güzel neticelere vesile olan orucun ahirette bize
kazandıracaklarını varın siz düşünün.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: “Cennette Reyyân
denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek,
onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da
kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o
kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez” (Buhârî, Savm 4).

Bu müjdeye nail olmak için orucu gerçek anlamda tutmak
gerekir. “Saatler geçmiyor ve çok acıktım” diyerek orucu uykuya tutturanların
alacağı payda o nispette olacaktır elbet. Allah gerçek anlamda oruç ibadetini
yerine getirenlerden etsin.

Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirinde belirttiği gibi “Alnımız
secdede bulsun bizi her lahza ezan/ Ve hazin ömrümüzün her günü olsun Ramazan.”

Rabbimiz, Ramazanda elde edeceğimiz büyük kazançları
diğer aylara da yayarak her anı Ramazan gibi yaşamayı bizlere nasip etsin.

Kıymetli okurlar, gelin bu ay dünyayı askıya alalım.
Gerekli olan işler dışında, fazlalıklarımızı hayatımızdan çıkaralım. Çıkaralım
ki, Ramazan bize hoş gelsin. 

 ◄◄   

Het bericht DÜNYAYI ASKIYA ALMAK verscheen eerst op Dogus.

View full post on Dogus

Tags: , ,