Ah Nerede O Eski Bayramlar

Anasayfa >Hollanda Haberler > Ah Nerede O Eski Bayramlar

Ah Nerede O Eski Bayramlar

“Rahmet ayı ramazan geldi gelecek” derken, veda edecek
olmanın hüznünü yüreklerimizde hissediyoruz. Ramazanı ramazan gibi yaşamış ve
bağışlanmış kullardan olmamızı temenni ederek yazıma başlamak isterim.

Her ramazan bayramında sıklıkla duymuş olduğumuz bir
cümle vardır. Klişe bir sözdür. Özellikle yaşlılarımızın “ah” ederek
söyledikleri bir cümle: “Ah nerede o eski bayramlar.” İlerleyen teknoloji ve
değişen toplumsal yaşamın geleneklerimiz üzerinde müspet veya menfi anlamda
etkisinin olduğunu görüyoruz. Geçmişte bıraktıklarımıza tutunarak bayramları
yaşamaya çalışıyoruz. Hayatımızdan akıp giden her gün, artık bizim için anıdır
ve eskimiştir. Özlemini duyduğumuz o eski bayramları yeniden yaşatmak bizim
elimizde aslında. Teknoloji bizden bazı şeyleri alıp götürmüş olsa bile, bunu
fırsata dönüştürmek mümkün.

Örneğin görüntülü görüşme imkânını bulamadığımız
yıllarda, uzakta kalan ve gelemeyen akrabalarımızla özlem gideremiyorduk ve
bayramlar buruk geçiyordu. Şimdi teknolojinin imkânlarından faydalanarak
uzakları yakın kılıyor ve az da olsa hasret giderebiliyoruz. Yakınımızda
bulunan akrabalarımızı ve dostlarımızı bayramda ziyaret ederek geleneklerimize
sahip çıkmalıyız. Bayramda büyükleri ziyarete değil de tatile gitmeyi
düşleyenlerin, bayramdan alacakları lezzet o nispette olacaktır. Bayram elinde
bir paket şekerlemeyle vardığın evde ancak yaşanabilir.

Özellikle kültür mirasımızı devam ettirecek olan
çocuklarımıza bayram havasını hissettirmeliyiz.

Kendi çocukluğumdan örnek vererek bir bayram anımı
sizinle paylaşmak isterim: İlkokulu Mercan’da okudum. O zamanlar yedi
yaşlarındaydım ve bulunduğumuz yerde bir âdet vardı. Çocuklar ramazan
bayramında ellerine torbalar alır ve kapıları gezerek bayramlaşırlardı. Bir
bayram sabahı, iki gün öncesinden giyip giyip çıkardığım ve denediğim yeni
kazağımı bayram heyecanı ile yeniden giyindim. Dün aldığımızı unutan bizler,
bazı şeyleri neden unutmuyoruz? Olumlu ya da olumsuz etki bırakan hayat
tecrübelerinin unutulması elbette ki zordur. Bizim için bayramlıklar çok
kıymetliydi. Yastığımın yanına koyar ve onları seyrederek bayram sabahını
beklerdim.  Bayram sabahı kıyafetimi
giyindikten sonra elime torbamı aldım ve arkadaşlarımla buluştum. Bazen kapıya
tanımadığımız insanlar çıkabiliyordu. Çekiniyor ve utanıyorduk. Fakat bir şeker
için yapamayacağımız şey yoktu. Çünkü en çok şekere bayramda sahip oluyorduk. O
nedenle her şeyin bir kıymeti vardı. Kapıyı açan kişiyi gördüğümüzde,
utancımızı saklamaya çalışırdık. Büyüklerimizin bayramlarını tebrik eder
ellerini öperdik. Torbalarla geldiğimizi gören büyüklerimiz de bir avuç
fındık,  şeker veya akide şekeri
verirlerdi.  Yani her hane sahibi gücü
nispetinde torbalarımıza bir şey koyardı. Asla boş çevirmezlerdi. Arada
torbamıza zengin olan komşularımız bayram harçlığı da atardı. Torbamız dolana
kadar gezer ve eve dönerek boşaltırdık. Sevdiğimiz şekerleri başka bir torbaya
aktararak biriktirirdik. O gün arkadaşlarla tanımadığımız uzak mahallelerin
evlerine de ziyarete gitmeye karar verdik. Mahallede gördüğümüz ilk evin
kapısını çaldık. Kapıyı mütebessim çehreli bir teyze açtı. Elimizdeki torbaları
görünce “bekleyin yavrularım, içerden sizlere şeker getireyim” dedi. Teyze bir
geldi ki, elinde büyük büyük çikolatalar. Hepimize birer tane verdi ve
öptü.  Verdiği çikolata o kadar hoşumuza
gitmişti ki tekrar o çikolatalardan almak için bir plan yaptık. Biraz daha
gezip zamanın geçmesini bekleyecektik ve aynı teyzeye kıyafetlerimizi
değiştirerek gidecektik. Kapıya o kadar çocuk gidiyordu ki bizi hatırlayacağını
aklımızın ucundan bile geçirmedik. Birde kıyafetleri değiştirmiştik ya tanıması
bize göre imkânsızdı. Biraz dolaştıktan sonra kapısına vardık ve kapıyı biraz
tedirgin çaldık.

Kapıyı aynı teyze açmıştı. Eksilmeyen tebessümüyle bize
baktı, ilk defa görüyormuş gibi bizimle bayramlaştı ve aynı çikolatadan bize bu
sefer ikişer tane verdi. “isterseniz biraz daha alabilirsiniz çocuklar” dedi.
Fakat o kadarına cesaret edemedik.

Yıllar sonra büyüdüğümde anladım ki, bize bayramı
sevdiren bir çikolata ve tatlı bir tebessümmüş. Her bayram geldiğinde o teyzeyi
anar, Allah’ın onu iyi niyeti karşılığında cenneti ikram etmesi için dua
ederim. Beni derinden etkileyen bu anıyı yaşatmak için, ramazanda ve
bayramlarda çocukların yüreklerine dokunmaya çalışırım. Yani önceliğim her
zaman çocuklar olmuştur bu anlamda. Çünkü bir bayram sabahı adını bilmediğim
güzel bir insan benimde yüreğime dokunmuştu. Demem o ki, bayramda çocukları
sevindirmek geleceğimize yatırım yapmaktır. Çünkü onlar bu geleneği
yaşatacaklar. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum.                  ◄◄              

Het bericht Ah Nerede O Eski Bayramlar verscheen eerst op Dogus.

View full post on Dogus

Tags: , ,